Homofobik miyiz? Homofobik Ne Demek?

homofobikBrokeback Dağı” filmini hatırlayın. Heath Ledger ve Jake Gyllenhaal. İki yakışıklı erkeğin toplumun isteklerine boyun eğmiş, beklenilen rotadaki hayatları ve birbirlerine hissettikleri o katıksız sevgi ve istek.

Çoğu kadın cinsel kimliğe saygılıyız diyedursun Brad Pitt’in gay olduğunu düşündüğümüzde içimizde bir buruk acı duymayız desek yalan olur. Bu durum erkekler için de geçerli fakat biraz daha farklı. Erkeklerde homoseksüelliğin kadınlarda biraz daha kabul edilebilir olduğuna dair ayrımcı düşünce hakim fakat iş erkek tarafından düşünmeye gelince durum biraz farklı. Beğendiğimiz kaşı cinsin heteroseksüel olmadığını duyduğumuzdaki o hayal kırıklığı homofobiklik midir? Ben olmadığını düşünenlerdenim.

Homoseksüellik birçok ülkede artık yasal olsa da insanlar cinsel kimliklerini açılamaya korkuyor. Yasal ülkelerden biri de Amerika. Ama Amerika’da bile halen göz önünde bulunan ünlülerin çoğu cinsel kimliklerini saklıyor. Uyuşturucu, seks skandalları, yasadışı işlerini bile yeri geldiğinde itiraf eden ünlüler onlarıkendi yapan cinsel kimliklerini söyleme konusunda çekingen. Kadınlar bu konuda daha cesur. Örneğin; Sex&The City’den tanıdığımız Cynthia Nixon, komedyen Ellen DeGeneres ve oyuncu Jane Lynch gibi. Bunun nedenini ben maddi kazançlara bağlıyorum.

Kariyerleri her şeyden önce gelen başarılı, gözönünde olan ünlüler maddi kazançları için bir bakıma cinsel kimliklerini saklamak zorundalar. Hatta Hollywood’da bu işin sektörü bile kurulmuş. Cinsel kimliklerini saklamak isteyen ünlüler için onların çıkarlarına ters düşmeyecek ilişki ayarlamaları yapılmakta ve bunlara “beard” denilmekte. Her şeyin kağıt üzerinde ayarlandığı bu durumda sözleşmelerle herkes mutlu. Toplumun istediği bir ilişkiye sahip olan ünlü, bir ünlüyle birlite olmanın ve paranın ayrıcalıklarına boğulan karşı taraf ve mutlu menajerler.

Yapılan araştırmalara göre her 10 erkekten biri homoseksüel ve şöhret ünlülerin çoğu bu onda birlik dilimde olduklarını inkar ediyorlar. Sinema sektörünü düşünürsek bu durumun pek de saçma olmadığını görebiliriz. İzlediğiniz romantik bir filmi düşünün. Hepimizin yaptığı gibi karakterlerle özdeşleştiririz kendimizi. Cinsel kimliğine ters düşen bir rolü ise kabullenmekte güçlük çekiyoruz. Bu açıdan ünlülerin çok titiz davranmalarını anlayabiliyorum. Tabii ki cinsel kimlik ne olursa olsun saygımız sonsuz Ricky Martin’e lduğu gibi fakat beğenilerimiz fantazilerimize dönüşmüyor eskisi gibi.
Her mesleğin çekiciliği olduğu gibi böyle zorlukları da var tabi. Ama yılların geçmesiyle bu durum da tarih olacak gibi. Oynadığı dizide katıksız bir çapkını oynayan Neil Patrick Harris izleyiciye rolünü bir hayli benimsetti. Darısı diğer ünlülerin başına.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>