Etiketler

İlgili Yazılar

Bu yazıyı paylaşın!

Neden İşsiz Kalınır?

Neden İşsiz Kalınır?İçinde yaşadığımız toplumun değer yargıları, etiketler üzerine kurulu gibi görünmektedir. Bir kişiyi tanımlamak, anlatmak için önce işinden bahsedilir, ardından işin ifade ettiği yan etiketler sıralanır. Örneğin, bir kadın eşinden bahsederken; “Eşim öğretmen, çok saygın bir işi var. Geliri fena değil, ancak daha çok kazansa iyi olurdu.” gibi bir cümle kurabilir. Aynı kadının; “Eşim yürümeyi çok sever, insanlarla ilişkisi çok iyidir, çocuklara bayılır, benimle de çok ilgilidir” gibi bir tanımlama yaptığını duymak, neredeyse imkânsızdır.

Toplumun yapısı nedeniyle, insanlar zamanla, işleriyle var olduklarını düşünmeye başlarlar. İşleri olmayınca, kimliksiz kalmış gibi, değersiz görülüyormuş gibi hissetmeye başlayabilirler. İşsiz kalınan süre kısa bile olsa, etkileri uzun sürebilir. Eşleri, çocukları, anne-babayı hatta arkadaşlarla olan ilişkileri bile etkileyebilecek bu süreçte, psikolojinin sağlam kalması için yapılması gerekenler vardır.

Neden İşsiz Kalınır?

Neden İşsiz Kalınır?İşsizlik, sadece ülkemizde değil; diğer ülkelerde de yoğun olarak görülen, global bir sorundur. Makro açıdan bakıldığında; ülke çapında etkili olan genel ekonomik krizler, işsizliğin baş sorumlusu olarak görülebilir. Ayrıca sektörel küçülme, işverenlerin işçi azaltmasına sebep olabilir. Bazen de kişinin eğitim ve karakter özellikleri iş bulmasını zorlaştırabilir, iş bulsa bile devam etmesini engelleyebilir.
Ender olarak işsiz kişi, var olan işleri kendine uygun bulmadığından, işsiz kalmaya devam edebilir. Her platformda bahsedilmesi olası, atanamayan öğretmenler konusunda; bazı öğretmen adayları, atanana kadar başka işler yaparak geçimini sağlamaya çalışırken, çoğu öğretmen adayı, atanana kadar boş beklemeyi seçmesi örnek olarak gösterilebilir.

İşsizlik Psikoloji

İşsizlik Psikolojiİşsiz kalan kişi, değersiz ve işe yaramaz hissetmeye başlayabilir. Emeklerinin boşa gittiğini, çok fazla zaman kaybettiğini, bir daha iş bulamayacağını, hayatını yoluna koyamayacağını düşünerek, karamsarlığa kapılabilir. Bu öyle bir psikolojidir ki ruhsal çöküntünün eşiğindeki işsiz; umutsuz, karamsar, enerjisi yokmuş gibi hissedebilir ve bu da günlük yaşamı olduğu kadar, yaptığı iş başvurularını da etkiler. Kendisine saygısını kaybetmiş işsiz, başvuruda bulunduğu firmaların da kendisine saygı duymasını, beğenilmesini ve birlikte çalışmak istenmesini engelleyebilir.

Neler Yapılabilir?

Neler Yapılabilir?Durumun sebebi iyi anlaşılmalıdır. İşsizlik durumu, bir seçim mi kişi kendisine yakıştırmadığı için mi var olan işleri tercih etmiyor? Eğer öyleyse yapacak tek şey, uygun iş için beklemek olabilir. Yoksa işsizlik, genel ekonomik durum nedeniyle mi? Eğer öyleyse, asıl istediği işe başlayana kadar ek olarak yapabileceği işler değerlendirilebilir. İşsizlik hali, kişisel bir durum ise; başvurulan işlerden olumsuz cevaplar geliyorsa kişi kendisini sorgulamalı, yaptığı yanlışlıkları tespit etmeli, düzeltmeye çalışmalı ve durumun geçici olduğunu, bir gün mutlaka bir iş bulacağını düşünmesi gerekir.

  • İşsizlik psikolojisindeki kişi, kesinlikle umutsuzluğa kapılmamalı, elinden geleni yaptığına emin olmalı ve sabrederek beklemeyi bilmelidir. Bu durumda, ruhsal çöküntü yaşamayacak, enerjisini, yeni iş bulmak için kullanabilecektir.
  • Bu psikoloji ile tek başına baş etmeye çalışmakta gereksizdir. Ailesi ve yakın arkadaşları ile durumu paylaşarak, bozulmakta olan psikolojisini düzeltmek için, yardım isteyebilmeyi de bilmelidir. İnsanlar sosyal varlıklar olduğundan, yalnız kalmak, sorunlarla yalnız baş etmeye çalışmak, durumu düzeltmeyeceği gibi, olduğundan çok daha kötü hale gelmesine sebep olabilir.
  • İşsiz kişi, toplum tarafından işi ile etiketlenmişken, işsiz kalınca; isimsiz, yararsız, boş, değersiz hissedebilir. Karakterinin iyi taraflarını görmeye çalışıp, bunları ortaya çıkarmaya çalışmak, toplum içinde sadece yaptığı işin nitelikleri ile var olmadığını görmesi, göstermeye çalışması, bu psikolojiyi atlatmak için gereklidir.
  • Yapılan işler, meslekler, kişiyi tanımlamamalı, dolayısıyla yoklukları da kişinin yok sayılmasına sebep olmamalıdır.